Kemal KAYA
2071′de Malazgirt’in Yolu Ne Alemde?(Torunuma Mektup)
Sevgili torun Kemal,
(Bizim yasadigimiz dönemde çocuklara dedelerinin adini koymak gibi
adet vardi, bu aliskanlik hala sürüyorsa, bu isimde bir torunum olabilir ama
ben bu gelenegin bitmis olmasini umarim, zira sirf dedesinin adi Suayip diye
hayati kayan yavrucaklar var.)
Sana bu mektubu iki bin dokuz yilindan yaziyorum. Gazeteden istediler. Sen
simdi gazete nedir, diye sorarsin! Biz bu yillarda haberi kagitlara yazip
dagitiyoruz. Kabul ediyorum, çok zor ve çok ilkel bir yöntem ama o kadar da
kötü durumda degiliz canim, geçen gün deden büyük bir fiyakayla internette
chat yapti. Henüz geyik muhebbetinde kullaniyoruz bilgisayari ama olsun.
Ayrica ben senin yasindayken büyük büyük dedemin bana yazdigi mektup
iki ton agirligindaydi! Magaranin duvarina kazimis, getiren arkadas az
kalsin göcük altinda kaliyordu. Yani beterin beteri var Kemal’cigim.
Aslinda bu mektubu sana biraz da özür dilemek için yaziyorum. Benden önce
yasamis çok akilli ve hüzünlü bir Kizilderili’nin söyledigi “bu dünya bize
atalarimizdan kalmadi, çocuklarimizdan ödünç aldik” sözünü anlamasina
anladik, hatta bir sürü kartpostal da yaptik, çok güzel grafik tasarimlarla
yazdik bu akilli adamin lafini ama yine de herseyi berbat ettik.
Enerji lazimdi ve tepemizde günes bazen on saat cayir cayir dönerdi ama biz
kendimizi bir gölgeye atip nükleer salakliklarla ugrasirdik. Yani su anda
okul arkadaslarinin bazilarinin üç tane kulagi varsa bunda hepimizin suçu
var. Ama sen benim torunum olduguna göre mutlaka yapmiyorsundur ama sakin o
çocuga “kulagini aç da beni iyi dinle” türdünden kulak memesi kivaminda
sakalar yapma.
(Mektubun bu acikli bölümünün aynisi büyük büyük dedemin bana yazdigi
mektupta da vardi maalesef. Umarim senin yazacagin mektup da böyle bir
bölüm olmaz.)
Evet iklimi de degistirdik. Kitaplarda ya da bilgi kaynagi olarak ne
kullaniyorsaniz iste onda yazanlar dogrudur. Bir ara dört mevsim
vardi.Mesela bunlardan bir tanesinin adi bahardi ki inanamazsin bütün
insanlarda hatta hayvanlarda bile asik olma ihtiyaci uyandirirdi. Tabi bu
durum kimi kazalara da yol açmiyor degildi ama yine de ömrün en güzel
mevsimiydi.
Sonra yaz… O muhtesem kamasma… Ama hala anlamiyorum ayni yerde hem
idrarimizi yapip hem nasil yüzdügümüzü. Sevgili Kemal , iki bin dokuz yilina
gelene kadar çok aptalca seylerle mucizevi isleri birarada yapmis
insanogullarindan sadece birisi olarak ve büyük deden olma sifatiyla sana
söylemek istedigim sudur:
Ben bilimkurgu sevmem. Bizde gelecegi düslerken abartma adeti
vardir. Inanmazsin benim çocuklugumda Jetgiller diye bir televizyon
dizisi vardi ve orada anlatilanlar gerçek olsaydi benim geçen sene
Jüpiter’deki yazligima tasinmam gerekiyordu ama su anda en büyük numaramiz
yukariya binlerce uydu göndermis olmamizdir. Antenin hallicesi iste… Ben,
yüz yil sonra isinlanmayi bile becerse insan, insan kalacaktir diye
düsünüyorum.
(Isinlanma bizim bilimkurgucularin buldugu bir laf, alay edeceksen
onlarla et)
Sevgili Kemal, uçan arabalara bile binsen, onur her insana lazimdir.
Onurunu ve sevme yetenegini asla kaybetme. Büyük deden bunlara
dikkat ederdi. Gözlerinden öperim. Haa bu arada 2071 yilinda saniyorum büyük
bir tantanayla Türkler’in Anadolu’ya girisinin bininci yili
kutlanmistir.Merak ettim Malazgirt’in yolu da yapildi mi?
Deden Kemal KAYA
