dünyanın en güzel beyitlerinde kavurdu aşk-ı sevdayı, nakşetti zihnimize mecnun-u leylayı
Su kasidesi
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denli dutuşan odlara kılmaz çare suÂb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Ya muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre suZevk-i tiğından aceb yok olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırakır rahneler dîvâre su
Suya versin bağ-ban gülzar-ı zahmet çekmesin
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin-gülzâre suOhşadabilmez gubârını muharrir hattına
Hâme tek bakmaktan inse sözlerine kare suÂrızın yâdiyle nem-nâk olsa müjgânım n’ola
Zayi olmaz gül temennâsiyle vermek hâre suGam günü etme dîl-i bîmardan tiğin diriğ
Hayrdır vermek karanû gecede bîmâre suıste peykânın gönül hecrinde şevkim sâkin et
Susuzum bu sahrede benim’çün âre suBen lebim müştâkıyım zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelir huş-yâre suRavza-ı kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
Âşık olmuş gâlibâol serv-i hoş reftâre suSu yolun ol kûydan toprağ olup tutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koyman vare suDest-bûsı arzûsiyle ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınle yâre suıçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağının mîzacına gire kurtâre suTînet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
ıktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr’e suSeyyid-i nev’i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
Kim sepiptir mu’cizâtı âteş-i eşrâre suKılmak için taze gül-zâr-i nübüvvet revnakın
Mu’cizinden eylemiş izhar seng-i hâre suMu’ciz-i bir bahr-i bî-pâyan imiş âlemde kim
Yetmiş andan bin bin âteş-hâne-i küffâre suHayret ilen parmağın dişler kim etse istima
Parmağında verdiği şiddet günü Ensâr’e suEylemiş her katrede bin bahr-i rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzu-ı için gül ruhsâre suHâk-i pâayine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre suZerre zerre hâk-i der-gâhına ister salar nûr
Dönmez ol der-gâhdan ger olsa pâre suZikr-i na’tın virdini derman bilir ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humar için içer mey-hâre suYâ Habîbâ’llah yâ Hayr’el-beşer müştâkınım
Eyle kim leb-teşneler yanıb diler hem vâre suSensin ol bahr-i kerâmet kim şeb-i Mi’rac’da
şeb-nem-i feyzin yetirmiş sâbit ü seyyâre suÇeşm-i hûr-şidden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkâdin tecdîd eden mi’mâre suBîm-i dûzah nâr-i gam salmış dîl-i sûzânıma
Var ümîdim ebr-i ihsanın sepe ol nâre suYümn-i na’tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsandan dönen tek lü’lü-i şeh-vâre suHâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Hâb-i hasretten dökende dîde-i bîdâre suUmduğum oldur ki Rûz-i Haşr mahrûm olmayam
Çeşm-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su
