takadan bozma bi teknem olacaktı haliçte benim…
hani, mim-mimciyken namlu taşıyan, dedemle…
işte onunla kaçaçağız sevdiceğim
en alevli belalara…
iste o takanın kaptan köşkünde
dalacağım gözlerinin buğusuna
bir elim sıvazlarken piştovun kabzesini
bir elim saçlarinda, yakacağım
belki en ittihatçı fikrimi…
ardımızda bırakarak puslu sönük bir mazi
düşeceğiz sulara vatansız birer yetim gibi
ve deniz yineden yeşertecek bizi
iki yüce ormana, çiçekleri intikam yemini…






