Şub
21
2009

BİR ÜNiVERSİTELİNİN SEYİR DEFTERİ: 4 Aşamalı Bir Deneme

Not:Bu yazı henüz üniversiteli olalı 5 ay geçmiş olmasına rağmen arkadaşlardan duyulan hikayeler edinilen tavsiyeler ve kendi gözlemlerim doğrultusunda yazılmıştır.

Yazı ile İlgili Genel Bilgiler

*Genel olarak başka şehirde okuyan arkadaşlara hitaben yazılmıştır.(Bir takım tavsiyeler içerir)

* Ama herkes kendinden bir parça bulacaktır.Aaa!!! Hakikaten de öyle diyecektir.(umarım:))

*Yazım kesinlikle deneme amaçlıdır.Hiçbir bilimsel kanıtı yoktur.Biri hariç…

1.Evre:Üniversiteli Oldun!!!

Öss bitti.Tercihler, sonuçlar v.s açıklandı.Okul şehir belli oldu.evraklar cart curt halledilirken mümküse o şehirde yaşamış birinden (hatta o üniveristede) tavsiyeler alınmalıdır.Öncelikle suyu ,havası nasıldır?Zira yaz diye gidip donma tehlikesi geçirebilir insan.Sonra kalacak yer.Bunun için çeşitli seçenekleriniz vardır:Devlet yurdu,özel yurtlar,cemaat yurdu :) gibi.Evet belkide hayatınızda ilk defa evinizden bu kadar uzun kalmaya başlayacağınız bir döneme girmiş bulunmaktasınızdır.Eşyalarınızı,evraklarınızı varsa fullenmiş mp3lerinizi ve eğer imkanınız varsa kemeralı bir cep telefonunu(çünkü her gittiğiniz mekanda fotoğraf çektirmek zorunda kalabilirsiniz) yanınıza alın ilk zamanlar çok işinize yarayacaktır.Memleketinizde sevdiginiz ya da çıktığınız biri varsa ve eğer çok ciddi değilseniz s.ttir edin gitsin.Çünkü üniversitede daha iyilerini bulma ihtimaliniz çok daha yüksektir.Hem böylelikle kafanızda sorun yaratmasını da engellemiş olursunuz.1.aşamayı noktalarken kendinizi herşeyin en kötüsüne hazırlayın böylece yaşayacağınız hayal kırıklıklarını en aza indirmiş olursunuz.

2.Evre:İlk Günler :(

Ve nihayet üniversiteli oldunuz.Okul başladı.Siz siz olun daha önce anlatılanları unutun.Kimsenin tavsiyelerini dinlemeyin.Çünkü üniversite anıları biraz askerlik anılarına benzer.Herkesin üniversite yılları gırgır şamata şeklinde geçmiştir.Kimse merdivende ayağı tökezleyip düştüğünde ya da kantinde üstüne çay döküldüğünde rezil olduğu anları anlatmaz.:)Bir de kimse ders çalışmamıştır hep eğlenmiştir, gülmüştür; sabahlara kadar ders çalıştığını da kimseden duyamazsınız ona göre. Okul başladığında “herkesle tanışcam,ortam yapcam” deyip millete yavşamayın şamaroğlanı olursunuz ona göre.Sınıfta “ön plana çıkacağım herkes beni tanısın” diye kimseye laf sokuşturmayın dayak bile yiyebilirsiniz. Hangi şehirde büyümüş olursanız olun kendinizi büyük görmeyin. Bir; her yerin kendi kuralı kaidesi var adamı s.kertirler, iki; hiç ummadığın adam bir cümle kurar cevap veremezsin seni lafla döver gard bile alamazsın. Bu yüzden temkinli olun, sakin olun ilk zamanları akışına bırakın…. Özellikle erkek arkadaşlara tavsiyem şudur ki,kızların sizi çıkarları doğrultusunda kullanmasına izin vermeyin,her dediklerini yapmayın başınıza çıkarılar fark edemezsiniz.

İlk günlerde kimin yanına oturur yada tanışırsanız o kişi sizin kankanız olmaya en aday kişidir.Çünkü genellikle kayıtta ya da okulun ilk haftalarında tanışanlar okul süresince baraber takılırlar.Zaten gidinnce göreceksiniz ilk günler herkesle konuşmaya çalışan kişiler, kafa dengi birini bulunca size belki selam bile vermeyecektir.Okulda ya da bahçede (tabii varsa) dolaşırken kızların 3-4 kişilik gruplar halinde dolaştığını göreceksiniz.Bunlar genellikle okulun ilk günlerinde tanışmış olan gruplardır ve okul bitinceye kadar da ayrılmaları pek mümkün olmaz.

3.Evre:Barınma(Nerede Kalacağım Ben Yaa!!!)

Bu bölüm yazımın belki de en önemli bölümüdür.Öğrencilerin en büyük sorunlarından biri de barınmadır. Daha öncede alternetiflerinden bahsetmiştim.(Özel yurt,devlet yurdu,cemaat yurdu)Tabii ki barınma olanakları bunlarla sınırlı değildir.Parası olana bütün kapılar açıktır.(pardon ailesinin parası olana,öğrencide para ne arar gelen para hemen tüketiliverir.)Evet dediğim gibi maddi durumu iyi olana apart ve evde mevcuttur.Bu iki seçenek yeni arkadaşlara pek tavsiye edilmez.Zira yalnızlıktan ve çevre darlığından yaşanan sıkıntı tavan yapar.Bu nedenle becerebilen devlet yurdunda kalsın.Öğrenciliğin askerliğe benzediği bir yerde devlet yurdudur.Değişik illerden,kültürlerden,dinlerden,yaşlardan v.s bir dünya insan aynı mekanı paylaşır.Bu şahane mekanda yeni gelenlere öyle şakalar yaparlar ki akıl sır ermez.Örneğin :Yeni gelen bir çömeze yapılan şaka ( arkadaşımdan dinlediğim bir rivayet)

-Oğlum yatağı üstüne kaydettirdin mi?

-Nasıl ya o ne ki?

-“Bak şimdi yatağı al sırtına in aşağıya müdüriyete ben yeni geldim yatağımı kaydettireceğim” de.

-Hadi yaa!! O zaman ben yaptırayımda yarına kalmasın gibi… : )

Ayrıca düzenli arkadaşlara bir tavsiye genelde sabaha karşı 4-5 gibi uyuyan insan sayısı fazla olduğundan uyumakta sıkıntı çekeceksiniz.Ancak fazla dert etmeyin.Zaten devlet yurdu fazla kalınan bir yer olmaz.Biraz daha dişinizi sıkın geçer.

Diğer bir seçenekte özel yurttur.Aylık ortalama 300-600 YTL arasında ücretlerle bu yurtlara yerleşilebilir.Devlet yurtlarına göre çok rahattır.Odalarında T.V, internet vardır hem esnek giriş-çıkış saatleri yönüylede size baazı imkanlar sağlayacaktır . ; )

Barınma aşamasında son nokta ise cemaat yurtlarıııdır.Nurcular,Süleymancılar… başta olmak üzere dini grupların yurtları vardır.Genel olarak Fem ve türevi dershanelerden buralara yönlendirilirsiniz.Cemaati bilmeden burada kalanlar zaten çok dayanamazlar kavga gürültü ile ayrılırlar 1-2 ay içerisinde .

Dip Not: Anlattığım yurtta kalma olayı genellikle üniversitede ilk yılını geçiren arkadaşlar içindir.Çünkü ilk yılını yurtta geçiren her öğrencinin olmazsa olmaz sözü:” Yanıma kafa dengim birini buliyim seneye kesin eve çıkcam aabii, böyle olmuyooo”dur.Ama bu söz çoğu zaman gerek kafa dengi arkadaşlar bulunamaması!!! Gereksede para yokluğundan sadece lafta kalır ve yurtta yaşamaya devam edilir. (ne dip notu lan bu baya baya paragraf oldu)

4.EVRE : HAYALLER

Okula başladıktan kısa bir süre sonra” yatay-dikey geçiş” , ikinci öğretimsen “%10 muhabbeti” ve “çift anadal olayı” öğrenilir.

Hayaller

-İstanbul dışından gelenler:”Hacı ikinci dönem İstanbuldayım,olmadı Ankara,o da olmadı İzmir ya da Antalya ne güzel tatil gibi olur yazın eve bile gitmem orda kalırım.”

-“Seneye psikolojiyle çift yapcam kesin”

-“İngilizce kursuna gitmek lazım.Bu devirde dil şart”

Bu sözleri okul başlamadan önce hemen hemen herkes söyler.Ancak 4-5 kişi bunları gerçekleştirir.Hele hele okula (aslında bölüme) istemeyerek gelen yani başka bölüm isteyip de puanı yettiği için o bölüme gelen pek çok arkadaş ile tanışacaksınız.Bunlar okula büyük bir hırsla gelirler asıl hedefleri olan bölümle çift anadal yapma arzusundadırlar.Okul başladıktan en az 2-3 ay sonra onlardan şu konuşmaları duymanız kaçınılmaz olacaktır:

-“Yaa ne işim olur çiftle, yandalla filan.Ben bölümümü bitireyim yeter uğraşamam şimdi bi dünya dersle zaten bütünlemelere kaldım”(görüldüğü gibi papuç pahalıdır . Okulun ilk günlerindeki O çalışkan, hırslı çocuktan eser yoktur. Üniversitede ortam yapılmış ve dersler ikinci plana itilmiştir.)

Bir üniversitelinin yaşam şartlarını ve yaşaması mümkün olayları kendi gözlemlerim doğrultusunda açıklamaya çalıştım(Nacizane).Evet çoğu zaman zordur üniversiteli olmak.Parasız kalırsın yeri gelir aç kalırsın.Ama bir o kadarda öğreticidir.Yaşamla savaşmayı öğrenirisin.Kişiliğinin oturmaya başladığı,hayata karşı bakışını değiştiren bir dönemdir üniversiteli olmak .”Hani anlatırmaz yaşanır” derler ya birazda öyledir aslında.Yaşamayan anlamaz üniversitelinin halini.Üniversitelinin yaşamıda böyledir işte kimi zaman güneşli kimi zamanda parçalı bulutlu…

Written by dost in: Dost'tan |

Yorum yapılmamış »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URL

Yorum yapın

Powered by WordPress. Theme: TheBuckmaker. Finanzblog, Nebeneinkommen